Çeviri İhalelerinde Liyakat

Posted Posted in Dragosfer

Her alanda sadakate göre değil, mensubiyete göre değil, liyakate göre iş verelim diyoruz. Hak eden, işin ehli olan, en iyi yapabilecek olan görev alsın diyoruz. Tüm iş kollarında bu nasıl yapılır, bilemem. Herkes kendi kapısının önünü süpürsün demişler. Kendi alanım olan çeviriyle ilgili önerilerimi bu makalede özetlemeye çalışacağım. İhalede aranması gereken kriterler neler olabilir? Deneyim, referanslar, kalite belgeleri, uygun fiyat, teslim süresi, cezai şartlar gibi maddeleri hemen sayabiliriz. Ve bu kriterleri dilediğimiz katılıkta şartnameye koyarak ihaleye çıkabiliriz. Peki bu yeter mi? Yani sonuca […]

Başka bir deyişle – 4

Posted Leave a commentPosted in Dragosfer

Bu bölümle beraber “Başka bir deyişle” serimizin sonlandırmış oluyoruz. Kaudat çekirdeği, çevirmenlerin araştırmalardan çıkan bilgilere benzer tanımlar yapmaları ve bu araştırmanın daha başka araştırmaların önünü açabileceğinden bahsedilen sön bölümle sizleri başbaşa bırakıyoruz. Cenevre’deki deneylerde yer almayan, Londra Üniversitesi’nde nörolog David Green “Kişi simultane çeviride deneyim kazandıkça kaudatın sağladığı kontrollü yanıta ihtiyacı azalır” diye belirtiyor. “Kaudat yetenek gerektiren her eylemin kontrolünde rol oynar. Başka bir çalışmada ise kişinin bir işte ne kadar yetenekli hale gelirse kaudatını o kadar az kullandığı görülmüştür.” […]

Başka bir deyişle – 3

Posted Leave a commentPosted in Dragosfer

Bu yazımızda “Başka bir deyişle” serimize devam ediyor, çeviri esnasında bir tercümanın başka bir şeyle meşgul olup olamayacağına, mesleğin getirdiği alışkanlıkların hayatı nasıl etkilediğine, Cenevre araştırmacılarının deneylerine ve tercümanlık mesleğinin beyindeki kaudat çekirdeğine nasıl bir etkisi olduğuna değineceğiz. Bu kısma havadan sudan bir muhabbet zemin hazırlamıştı doğrusu. Biri bana simultane tercümanların çok yetenekli insanları olduklarını, hatta çalışırken bulmaca bile çözebildiklerini söylemişti. Ne bir addan ne bir tarihten ne de bir yerden söz edilmişti, haliyle de kuşkuyla bakmıştım. Ama gerçekten de […]

Başka bir deyişle – 2

Posted Leave a commentPosted in Dragosfer

“Başka bir deyişle çevirmen hayatı ve zihninin içyüzü” adlı çeviri serimizin ikinci bölümüyle karşınızdayız. Bu bölümde simultane çevirinin zorluklarına, neden yorucu bir iş olduğuna, zaman zaman sıkıcı bir iş olabildiğine ve Moser-Mercer’in meslektaşlarıyla birlikte tercüme alanında yaptığı çalışmalara değiniliyor. Bahsettiğimiz türde zorluklar simultane çeviriyi yorucu bir iş haline getiriyor ve böylece tercümanların neden yarım saatte bir görevi diğer tercümana teslim ettiği açıklanmış oluyor. Video izlemek ise en beteri. “Hiç de sevdiğimiz bir şey değil,” demişti Miles bana. Araştırmalar da bu […]

Başka bir deyişle – 1

Posted 1 CommentPosted in Dragosfer

Geçtiğimiz hafta yayınladığımız Çeviride Kazanılanlar: Simultane Tercümanların İnsan Beyni Hakkında Bize Öğrettikleri adlı yazı bizleri çevirinin kazandırdıkları, nörolojik olarak nasıl bir süreç olduğu ve tercümanların karşılaştığı durumlara dair daha çok araştırma yapmaya sevk etti. Dolu dolu ve uzun olan bu yazının ikinci kısmını ise önümüzdeki hafta yayınlayacağız. Dünyanın en güçlü bilgisayarlarının dahi doğru ve gerçek zamanlı olarak yapamadığı çevirinin altından çevirmenler rahatlıkla kalkıyorlar. Geoff Watts da bu olağanüstü yeteneği aydınlatmaya başlayan nörologlarla görüşüyor. Bu yaz bir sabah vakti London’daki Birleşmiş Milletler ajansına gittim. […]