Simultane tercüme kabininde neden ekran olmalıdır?

Posted Posted in Çeviri_Tavsiyeleri, konferans çevirmenliği

Simultane tercümanlar sunumları daha iyi görebilmek için çeviri kabininde ekrana ihtiyaç duyarlar. Çevirmenlerin çeviriyi yapılan salonu, sahneyi, konuşmacıları ve sunumun yansıdığı perdeyi en net ve doğrudan görmesi simultane çevirinin kalitesi açısından şarttır. Toplantının yapıldığı salon büyükse bu ihtiyaç artar. Zaten genellikle çevirmenlerin oturduğu kabin en son sıranın arkasına kurulduğundan, ekransız sahneyi ve sunumları net görmek zordur. Görmeden, sadece dinleyerek çevirmek sadece çevirmenleri yormakla kalmaz, hatalı çeviriye neden olabilir. Çünkü iletişim görsel ve işitsel (hatta dokunsal, durumsal, vb.) ögeleri olan bir bütündür. Ayrıca, […]

Uzun bir aradan sonra yoğun simultane tercüme mesaisi

Posted Posted in Çeviri_Tavsiyeleri, konferans çevirmenliği, Sözlü Çeviri

Uzun yıllardır bu kadar yoğun simultane tercüme yapmamıştım. Sürekli çalıştığım birkaç firmanın özel işleri dışında İzmir’den Dragoman’ın ofis işlerini yönetiyordum. Bu kadar uzun ara vermek bir konferans çevirmenine neler yapıyor biliyor musunuz? Öncelikle refleksleriniz zayıflıyor. Çeviri kabinindeyim, konuyu biliyorum, konuşulanları yüzlerce defa dinleyip eşzamanlı veya ardıl çevirmiş bir profesyonelim. Ama üç – dört yıldır aynı konuda çalışmayınca insan yabancılaşıyormuş. Dilimin ucundaki sözcükler ilk oturumda bir türlü gelmiyor, yakın anlamıyla doğru çeviri yapıyorum. Gönül, en yakışan sözcüğü cuk diye kondurmak istiyor; […]

Simultane çeviri yapabilir miyim

Posted Posted in Çeviri_Tavsiyeleri, konferans çevirmenliği, Sözlü Çeviri

Simultane çeviri yapabilir miyim, yeteneğim var mı, nasıl anlarım gibi sorular kafanızı kurcalıyorsa size ilk tavsiyem kulağınızda ses varken konuşabiliyor musunuz ona bakın. Yani bir yandan dinlerken, diğer yandan konuşabiliyor musunuz? Kulaklığınızı takın, youtube’dan veya Tedtalks’tan bir konuşma ya da haber videosu açın, duyduklarınızı tekrarlamaya başlayın. Çevirmeyin, Türkçe dinleyin, Türkçe konuşun. Yapabiliyor musunuz? Başlangıçta takılmak, kekelemek, bazı sözcükleri anlamamak mümkün; hatta sözcük atlarsınız ve atladığınızı fark etmeyebilirsiniz; doğaldır. Bu testi ilk denemede geçebilen on bin kişiden biri bile değildir. Yapabiliyorsanız […]

Röportaj – Çevirmenin Gözünden

Posted Leave a commentPosted in Dragosfer, Genel

Dragosfer’in 10. sayısında tamamını blogumuzda bulabileceğinizi söylediğimiz Süha Sertabiboğlu röportajı… Keyifli okumalar.Çeviri politikanızdan bahseder misiniz?Ben 19 yıllık çevirmenim. 45 kitap çevirdim. Önceleri edebiyat da, felsefe de, inceleme de çevirdim, ama sonra daha çok edebiyata yoğunlaştım. Edebiyat çevirmeyi tercih ediyorum. Çalıştığım editörler benim dilimin edebiyata daha iyi gittiğini söylüyor.Ama bunun dışında, verilen hiçbir kitabı reddetmedim. Ben bu işi biraz görev, misyon gibi görüyorum. Çevirmenler genellikle, kitabı biraz okuyup ondan sonra kabul ederler. Bense, bu kitabın çevrilmesi gerek, ve görev bana düştü […]

Simultane Çevirmen Çalışma Koşulları

Posted Leave a commentPosted in Çeviri_Tavsiyeleri, konferans çevirmenliği, Sözlü Çeviri

Simultane çeviri en zor meslek dallarından biridir. Zorluk derecesi beyin cerrahı, jet uçak pilotu veya Formula 1 yarışçısıyla kıyaslanacak kadar yüksektir. Bir yandan konuşmacıyı dinlerken diğer yandan anında çevirebilmek, öncelikle bolca antrenmanla beslenen büyük bir yeteneği, sonrasında genel kültür ve alan bilgisi açısından son derece donanımlı olmayı gerektirir. Duyamazsak çeviremeyiz; standartlara uygun çeviri ekipmanı kullanılmalıdır Anında çeviri yapabilmek için öncelikle iyi duyabilmek gerekiyor. Bu sebeple simultane çevirmenlerin çalışacakları kabinler, kullanacakları kulaklık, mikrofon ve ses sistemleri ISO standardıyla belirlenen düzeyde olmalıdır. […]

Simultane tercümanlar neden çabuk yorulur?

Posted Leave a commentPosted in Çeviri_Tavsiyeleri, konferans çevirmenliği, Sözlü Çeviri

Simultane tercümanlar 20 dakikada bir değişirler. Çok zorlanırlarsa 15, hatta 10 dakikada bir kabindaşlarına bayrağı teslim ederler. Neden yani, kongre sektöründeki herkes geceli gündüzlü çalışıyor yorulmuyor da, simultane çeviri yaparken insanı yoran bu ekstra efor nedir? Yoksa tercümanlar kendilerini ağırdan mı satmaktadır? Simultane tercümanlar çeviri yaparken gerçekten çok ve çabuk yorulurlar. Nedenlerini birkaç madde halinde özetleyip, sonra detay vermeye çalışacağım. Simultane tercüman aktif dinler; tam konsantre olmak ve hiç bir detayı kaçırmamak zorundadır. Oysa toplantı katılımcısı düşüncelere dalabilir, toplantı sırasında […]

Ardıl çeviri simultane çeviriden daha mı zor?

Posted 3 CommentsPosted in Çeviri_Tavsiyeleri, konferans çevirmenliği, Sözlü Çeviri

  Yukarıdaki video, bir canlı yayın sırasında yapılan ardıl çeviriyi gösteriyor. Çeviri becerisi kadar kamera önünde rahatlık ve durumsal yönetim becerileri de isteyen ardıl çevirmenlik görevine güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Pek çok konferans çevirmeni ardıl çeviriyi (konsekütif çeviri) daha zor bulur. Çoğu organizatör, ardıl çeviriyi daha kolay ve daha ulaşılır sanır. Hatta ardıl çeviri için daha genç kadrodan birini görevlendirseniz de olur diye bize akıl verir. Aslında hem ardıl çeviri birkaç açıdan daha zordur, hem de çoğu simultaneci ardıl […]

Başka bir deyişle – 4

Posted Leave a commentPosted in Dragosfer

Bu bölümle beraber “Başka bir deyişle” serimizin sonlandırmış oluyoruz. Kaudat çekirdeği, çevirmenlerin araştırmalardan çıkan bilgilere benzer tanımlar yapmaları ve bu araştırmanın daha başka araştırmaların önünü açabileceğinden bahsedilen sön bölümle sizleri başbaşa bırakıyoruz. Cenevre’deki deneylerde yer almayan, Londra Üniversitesi’nde nörolog David Green “Kişi simultane çeviride deneyim kazandıkça kaudatın sağladığı kontrollü yanıta ihtiyacı azalır” diye belirtiyor. “Kaudat yetenek gerektiren her eylemin kontrolünde rol oynar. Başka bir çalışmada ise kişinin bir işte ne kadar yetenekli hale gelirse kaudatını o kadar az kullandığı görülmüştür.” […]

Başka bir deyişle – 3

Posted Leave a commentPosted in Dragosfer

Bu yazımızda “Başka bir deyişle” serimize devam ediyor, çeviri esnasında bir tercümanın başka bir şeyle meşgul olup olamayacağına, mesleğin getirdiği alışkanlıkların hayatı nasıl etkilediğine, Cenevre araştırmacılarının deneylerine ve tercümanlık mesleğinin beyindeki kaudat çekirdeğine nasıl bir etkisi olduğuna değineceğiz. Bu kısma havadan sudan bir muhabbet zemin hazırlamıştı doğrusu. Biri bana simultane tercümanların çok yetenekli insanları olduklarını, hatta çalışırken bulmaca bile çözebildiklerini söylemişti. Ne bir addan ne bir tarihten ne de bir yerden söz edilmişti, haliyle de kuşkuyla bakmıştım. Ama gerçekten de […]

Başka bir deyişle – 2

Posted Leave a commentPosted in Dragosfer

“Başka bir deyişle çevirmen hayatı ve zihninin içyüzü” adlı çeviri serimizin ikinci bölümüyle karşınızdayız. Bu bölümde simultane çevirinin zorluklarına, neden yorucu bir iş olduğuna, zaman zaman sıkıcı bir iş olabildiğine ve Moser-Mercer’in meslektaşlarıyla birlikte tercüme alanında yaptığı çalışmalara değiniliyor. Bahsettiğimiz türde zorluklar simultane çeviriyi yorucu bir iş haline getiriyor ve böylece tercümanların neden yarım saatte bir görevi diğer tercümana teslim ettiği açıklanmış oluyor. Video izlemek ise en beteri. “Hiç de sevdiğimiz bir şey değil,” demişti Miles bana. Araştırmalar da bu […]