DragosferGenelGüncel

Madrabazın İkili Dünyası

“Hileci, dalavere yapan kişi” anlamıyla tanınan madrabaz sözcüğünü biraz eşeleyince altından bakın neler neler çıktı:
Sözcüğün TDK‘daki ilk anlamı “Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse”, ikincisi ise hali hazırda bildiğimiz “hile yapan kimse”.

Peki toptancı madrabaz ne olmuş da üçkağıtçı madrabaz olmuş?

Nişanyan‘da madrabaz sözcüğünün ilk kullanımının 1400’lere dayandığını görüyoruz. O zamanlardaki anlamı “alıp satıcı”ymış. 1500’lerde maṭrabāz/ medrebāz olarak kullanılan sözcük “satıcı, perakendeci” anlamını kazanıyor.
-bāz Farsça meslek edinen anlamına geliyorsa, neyin nesi bu matra/ medre? Ne satıyor bu adamlar?

Nişanyan’da bu sefer de matrah aranıyor, bulunuyor, görülüyor ki sözcük Arapça trh kökünden geliyor ve “1.atılan şey, atkı, atış, 2. yere serilen yaygı veya minder” sözcüğünden alıntılanmış. Ne alaka demeye kalmadan, “matrah, Arapça ṭrḥ kökünden gelen ṭarḥ “atma, aritmetikte çıkarma işlemi” sözcüğünün masdarıdır” bilgisine göz ilişiyor, hop, gelsin yeni sekme, gelsin tarh sözcüğü.
“1. atma, çıkarma, azaltma, eksiltme, 2. çarşıda düşük fiyat belirleme”. Hah, ikinci anlamda bi’ madrabazlık var sanki.

Osmanlı’da madrabazların durumu biraz araştırıldığında şu bilgiye vakıf olunuyor ve durum açıklığa kavuşuyor, bir oh çekiyor, akşam rahat uyuyoruz.

Tüketici ve üretici haklarının sıkı bir biçimde kollandığı Osmanlı’da iddihar, biriktirme, toplayıp saklama, kıtlıkta yüksek fiyatla satmak üzere zahire toplayıp saklama, ihtikar ise halkın yiyecek ve içecek gibi zaruri ihtiyaçlarını ucuza toplayıp fırsat bulunca pahalıya satma, vurgunculuk, madrabazlık anlamlarına gelmekte imiş.

Anlaşılan önceleri Avrupalı tüccarlar, malı bu matrahbazlardan, bir nevi malı üreticiden ucuza ve toptan  satın alan, günümüzün wholesalerlarından alırlarmış. Sözlük anlamı halen “Yüksek ederden satmak amacıyla malını saklayan kimse” olan matrahbazlar, kıtlık zamanlarında kara borsacılık da yaparlarmış. Bu adamlar milletin belini büktükçe, halk arasında matrahbazlara karşı bi’ antipati oluşmuş. Böyle böyle mesleğin ismi pejoratif bir ikincil anlam kazanmış.

İçinizi ısıtacak ek bilgiler:
İtalyanca materasso, Fransızca materasse, İngilizce mattress (yaygı, yer yatağı) Arapça matrah sözcüğünün özgün halinden alıntı imiş.

Arapça tarh, 13.yy’da İtalyanca’ya geçerek tara olmuş, ordan İngilizceye geçerek tare halini almış, 1800’lerin sonlarında ise Türkçemize girerek dara (tartıda brüt ağırlıktan çıkarılan kap payı) halini almış.
18. yüzyıl şairlerinden Osman Zâde Taib (ö.1723), hayat pahalılığından yakınırken “muhtekirler (madrabazlar) belasıdır bu bela!” demiş.

Kahrolsun bağzı şeyler, kahrolsun kapitalizm !

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir